|
| Müzik Dinle |
|
|
Reklam
|
|
|
|
SOSYAL ve DEMOGRAFİK NİTELİKLER
1927 yılında Türkiye’de 63 il bulunmaktayken, özellikle 1985
yılından sonra idari bölünüş yapısında gerçekleştirilen
değişikliklerin sonucu olarak 2000 yılında bu sayı 81’e
yükselmiştir.
1927 yılında Türkiye’nin nüfusu 13.648.270, Tekirdağ ilinin
nüfusu 132.122 olarak tespit edilmiş ve Tekirdağ ili nüfus
büyüklüğü açısından 63 il arasında 46.sırada yer almıştır.Aynı
yıl en fazla nüfusa sahip üç il İstanbul, İzmir ve Konya
olarak tespit edilmiştir.
Tekirdağ ili Türkiye’nin Marmara Bölgesinde yer almaktadır.
İlin yüzölçümü 6.313 kmile Türkiye’nin %0.8’ini
oluşturmaktadır. Tekirdağ’da kilometrekareye düşen kişi sayısı
1927 yılında yaklaşık 22 kişi iken, 2000 yılında 99 kişiye
yükselmiştir. Tekirdağ ilinin ortalama hane halkı büyüklüğü
azalmaktadır. 1955 yılında ilin ortalama hane halkı büyüklüğü
yaklaşık 5.8 kişi iken, 2000 yılında 3.8 kişiye düşmüştür.
Son 73 yılda Türkiye’nin nüfusu yaklaşık beş kat artış
göstermiştir. Aynı dönemde, Tekirdağ ilinin nüfusu da yaklaşık
beş kat artış göstermiş ve 2000 yılında 623.591’e
yükselmiştir.
1927-2000 döneminde Tekirdağ ilinin nüfus artışı
incelendiğinde, en yüksek yıllık nüfus artış hızının ‰48.2 ile
1927-1935 döneminde, en düşük yıllık nüfus artış hızının ‰7.1
ile 1940-1945 döneminde gerçekleştiği görülmüştür. 1990-2000
döneminde Tekirdağ ilinin yıllık nüfus artış hızı ‰28.5’tir.
1927 yılında Tekirdağ ili ülke nüfusu içinde yaklaşık
%0.97’lik bir paya sahip iken, 2000 yılında yaklaşık %0.92’lik
bir paya sahiptir. Bu dönemde, Tekirdağ ilinin yıllık nüfus
artış hızı genel olarak ülke ortalamasından daha düşük olarak
gerçekleşmiş olmakla birlikte, son onbeş yılda bu ilin nüfus
artış hızı ülke ortalamasından daha yüksektir.
Şehir Nüfusu
1927 yılında Tekirdağ ilinde %26.4 olan şehirde yaşayan
nüfusun payı, 1950 yılına kadar azalmış ve bu yıldan sonra da
sürekli bir artış göstererek 2000 yılında %63.4’e
yükselmiştir.
Tekirdağ
ilinde; şehirde yaşayan nüfusun oranı,ülke ortalamasına göre daha yavaş
artmıştır. Bu ilde 1985 yılına kadar köy nüfusu şehir nüfusundan fazla iken,
bu yıldan itibaren şehir nüfusu köy nüfusundan fazla olmuştur.
Tekirdağ
ilinin 2000 yılındaki nüfusu 623 591, 1990-2000 dönemindeki yıllık nüfus artış
hızı ‰28.5’tir. İl’e bağlı bulunan 8 ilçeden Çorlu ilçesi 179.033 nüfusu ile
en fazla nüfusa, Marmaraereğlisi ilçesi ise 19.955 nüfusu ile en az nüfusa
sahip olan ilçelerdir. İlin yıllık nüfus artış hızı en yüksek olan ilçesi
‰69.4 ile Çerkezköy iken, en az olan ilçesi ‰-12.9 ile Hayrabolu’dur.
Tekirdağ il
merkezinin şehir nüfusu artış hızı ‰28.7’dir. Şehir nüfus artışının en fazla
olduğu ilçe ‰63.9 ile Çorlu ilçesi, en az olduğu ilçe ‰10.6 ile Hayrabolu
ilçesidir. Tekirdağ iline bağlı bulunan tüm bucak ve köylerin yıllık nüfus
artış hızı ‰8.12’dir.
|
İlçe
|
Nüfus
|
YILLIK NÜFUS ARTIŞ HIZI ‰
|
Yüzölçüm Km²
|
Nüfus
Yoğunluğu
|
|
Toplam
|
Şehir
|
Köy
|
|
Toplam
|
623.591
|
395.377
|
228.214
|
28,52
|
6.313
|
99
|
|
Merkez
|
142.105
|
107.191
|
34.914
|
19,05
|
1.111
|
128
|
|
Çerkezköy
|
82.685
|
41.638
|
41.047
|
69,36
|
326
|
254
|
|
Çorlu
|
179.033
|
141.525
|
37.508
|
54,01
|
899
|
199
|
|
Hayrabolu
|
40.130
|
18.812
|
21.318
|
-12,86
|
1.037
|
39
|
|
Malkara
|
59.125
|
24.898
|
34.227
|
-5,59
|
1.149
|
51
|
|
Marmaraereğlisi
|
19.955
|
8.779
|
11.176
|
47,12
|
197
|
101
|
|
Muratlı
|
26.681
|
18.571
|
8.110
|
15,05
|
427
|
62
|
|
Saray
|
41.217
|
17.769
|
23.448
|
20,08
|
612
|
67
|
|
Şarköy
|
32.660
|
16.194
|
16.466
|
13,69
|
555
|
59
|
Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen bir kilometrekareye düşen
kişi sayısı, il genelinde 99 ve il merkezinde 128 iken,
ilçelere göre 39 ile 254 kişi arasında değişmektedir.
Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Malkara
ilçesinde nüfus yoğunluğu 51, yüzölçümü en küçük olan
Marmaraereğlisi ilçesinde nüfus yoğunluğu 101 kişidir.
İlde bulunan toplam 282 köyden 170’inin nüfusu 500’ün altında
olup, köylerin çoğunluğu düşük bir nüfusa sahiptir.
Doğum Yeri
1935 yılında Tekirdağ ilindeki nüfusun %56.9’u bu ilde
doğmuştur. 1935 yılından 1965 yılına kadar artış gösteren
Tekirdağ ilinde doğanların oranı, bu yıldan sonra genel olarak
sürekli bir azalma göstermiştir. 2000 yılında Tekirdağ
nüfusunun %54.3’ü bu ilde doğan kişilerden oluşmaktadır.
Tekirdağ ili dışındaki illerde doğanlar içinde en yüksek paya
İstanbul ili doğumlular sahiptir. 2000 yılında Tekirdağ
ilindeki nüfusun %5.8’i İstanbul ilinde doğmuş kişilerden
oluşmaktadır. Bunun yanında Kırklareli, Edirne ve Samsun
doğumlu olanlar da önemli bir paya sahiptir.
Tekirdağ ilinde 1927 yılından 1945 yılına kadar olan dönemde
artış ve azalışlar gösteren cinsiyet oranı, 1945 yılından
sonra erkek nüfusun kadın nüfustan daha hızlı artması
nedeniyle artma eğilimi göstermiştir. Cinsiyet oranı en yüksek
değerini 119 ile 1985 yılında almıştır. 1985 yılından sonra
azalma gösteren cinsiyet oranı, 2000 yılında 110 olarak
gerçekleşmiştir.
Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda doğurganlık düzeyi çok
yüksek olduğu için nüfusumuz çok genç bir yaş yapısına
sahipti. Tekirdağ ilinde 1935 yılında erkek nüfusun yarısı
21.2 kadın nüfusun yarısı ise 22 yaşından daha küçüktür.
Tekirdağ ilinde,1935-1965 yılları arasında artış ve azalışlar
gösteren nüfusun medyan yaşı, bu dönemde genel olarak 21
değerini almıştır. Nüfusun medyan yaşı 1965 yılından sonra
sürekli bir artma eğilimi göstererek, 2000 yılında erkek
nüfusta 27.7’ye kadın nüfusta 29.6’ya yükselmiştir.
İl genelinde erkek nüfusun yarısı 28 yaşından, kadın nüfusun
yarısı 30 yaşından gençtir. Marmaraereğlisi, Muratlı ve Şarköy
ilçe merkezleri 29 medyan yaş ile diğer ilçe merkezlerinden
daha yaşlı, Çerkezköy ilçe merkezi ise 24 medyan yaş ile
diğerlerinden daha genç bir nüfusa sahiptir. Köylerdeki erkek
nüfusun yarısı 30, kadın nüfusun yarısı ise 32 yaşından daha
gençtir.
Kuşaklara göre nüfusun yaş ve cinsiyet yapısındaki değişim
nüfus piramitleri ile daha ayrıntılı olarak yorumlanabilir.
Nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında yaklaşık son elli yılda
meydana gelen değişim, 1955 ve 2000 yıllarındaki nüfus
piramitlerinin incelenmesi ile açıklanabilir. Tekirdağ ilinin
1955 yılı nüfus piramidinin en önemli özelliği, çocuk yaştaki
(0-9 yaş) nüfusun fazla olmasıdır. Bu durum doğurganlık
düzeyinin yüksek olduğunu göstermektedir. Yaşlı kuşaklardaki
nüfus, her iki cinsiyet için de ölüm hızının bu yaşlarda
yüksek olması nedeniyle hızla azalmaktadır. 1955 yılı nüfus
piramidi doğurganlık ve ölümlülüğün yüksek olduğu yaş yapısını
yansıtmaktadır.
1955 yılı nüfus piramidinin bir diğer önemli özelliği de, ülke
genelinde olduğu gibi, Cumhuriyet öncesi savaş döneminde doğan
ve 1955 yılında “35-39 ” yaş grubunu oluşturan kuşağın,
kendisinden daha genç ve yaşlı kuşaklardan daha az nüfusa
sahip olmasıdır. Bu durum, savaş döneminde doğurganlık
düzeyinin düşük olmasından kaynaklanmaktadır.
Tekirdağ ilinin 2000 yılındaki nüfus piramidi 1955 yılının
piramidine göre çok farklı bir yapı sergilemektedir. 2000
yılındaki piramidin en önemli özelliği, 15 yaşından küçük
kuşaklarda yaş küçüldükçe o kuşakların nüfusunun azalmasıdır.
Bu tip nüfus piramidi, doğurganlık hızının azaldığı durumlarda
görülür. 2000 yılındaki nüfus piramidinin bir diğer önemli
özelliği de, ölüm oranındaki azalmaya bağlı olarak ileri
yaşların nüfusundaki azalmanın 1955 yılındakinden daha yavaş
olmasıdır. Ayrıca, 2000 yılında “20-24 ” yaş grubundaki erkek
nüfusun kendisinden daha genç ve yaşlı kuşaktan daha fazla
nüfusa sahip olduğu görülmektedir. Bu durum kurumsal nüfusun
fazla olmasından kaynaklanmaktadır.
Özürlülük
Özürlülük durumuna göre nüfus incelendiğinde, özürlü nüfusun
%61 ‘ini erkeklerin oluşturduğu görülmektedir. Fiziksel
özürlüler %44’lük pay ile ilk sırada yer almaktadır. Zihinsel
özürlüler %13’lük, görme özürlüler ise %12’lik bir paya
sahiptir. Özürlü nüfus içinde %6 ile en az paya konuşma
özürlüler sahiptir.
Eğitim
Tekirdağ ilinde okuma ve yazma bilen nüfusun oranı ülke
genelinde olduğu gibi her iki cinsiyet için de sürekli artış
göstermektedir. 1935 yılında erkek nüfusun %34.9’u, kadın
nüfusun %15.8’i okuma yazma bilirken, bu oran 2000 yılında
erkek nüfusta %96.4’e kadın nüfusta %89.3’e yükselmiştir.
Kadın nüfusun okur yazarlık oranı erkek nüfusunkinden daha
hızlı artmakla birlikte cinsiyetler arası farklılık devam
etmektedir.
Tekirdağ ilinde en az ilköğretim mezunu olanların oranı
1975-2000 döneminde her iki cinsiyet için de sürekli artış
göstermiştir. En az ilköğretim mezunu olanların oranı 1975
yılında erkek nüfusta %10.5, kadın nüfusta %6.2 iken, bu oran
2000 yılında erkek nüfusta %42.3’e, kadın nüfusta ise %29.5’e
yükselmiştir. (En az ilköğretim mezunu olanların oranındaki
değişim 14 ve daha yukarı yaştaki nüfusu kapsamaktadır.)
Eğitim düzeyindeki gelişim, eğitim çağını bitiren 25 ve daha
yukarı yaştaki nüfus için incelenmiştir. 1975-2000 döneminde
25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun içinde ortaokul ve ortaokul
dengi, lise ve lise dengi ve yükseköğretim mezunlarının
payları her iki cinsiyette de sürekli artış göstermektedir.
Aynı dönemde, ilkokul mezunu kadın nüfusun oranı artarken
özellikle lise ve üniversite mezunu olanların oranındaki artış
nedeniyle ilkokul mezunu olan erkek nüfusun oranı 2000 yılında
düşmüştür. 1975 yılında 25 ve daha yukarı yaştaki erkek
nüfusun %50.6’sı, kadın nüfusun %38.2’si ilkokul mezunu iken,
2000 yılında erkek nüfusun %54.6’sı kadın nüfusun ise %55.7’si
ilkokul mezunudur.
Ortaokul ve ortaokul sonrası eğitim düzeylerini bitiren kadın
ve erkek oranları arasında önemli farklılıklar vardır. 2000
yılında ortaokul ve lise mezunu olan erkeklerin oranı,
kadınların oranından yaklaşık 1.5 kat daha fazladır.
Cinsiyetler arası eğitim düzeyindeki farklılık yükseköğretim
mezunları için de geçerlidir.
1975-2000 döneminde, ilkokuldan sonraki eğitim düzeylerini
bitiren nüfus oranında çok önemli gelişmeler yaşanmıştır. 1975
yılında eğitim çağını tamamlayan erkek nüfusun %8.4’ü
ilkokuldan sonraki eğitim düzeylerinden birini tamamlarken,
2000 yılında erkek nüfusun %36.5’i ilkokuldan sonraki eğitim
düzeylerinden birini tamamlamıştır. Kadın nüfusta da benzer
bir gelişme yaşanmıştır. 1975 yılında kadın nüfusun %3.7’si,
2000 yılında ise %22.6’sı ilkokuldan sonraki eğitim
düzeylerinden birini tamamlamıştır.
Eğitim düzeyinde özellikle lise ve yükseköğretim mezunlarında
önemli gelişme olmuştur. 1975 yılında erkek nüfusun
%4.2’si,kadın nüfusun %1.9’u lise mezunu iken, 2000 yılında
erkek nüfusun %17’si, kadın nüfusun %10.5’i lise mezunudur.
Yükseköğretim mezunu olan nüfus oranı her iki cinsiyette de
artış göstermekle birlikte kadın nüfustaki artış erkek
nüfustakinden daha fazladır. 1975 yılında erkek nüfusun
%1.4’ü, kadın nüfusun %0.4’ü yükseköğretim mezunu iken, 2000
yılında bu eğitim düzeyinden mezun olan erkek nüfusun oranı
%8.5’e, kadın nüfusun oranı %%4.6’ya yükselmiştir. Tekirdağ il
merkezinde okuma yazma bilenlerin oranı %94’tür. Okuma yazma
oranı ilçe merkezlerine göre incelendiğinde en yüksek oranın
%95 ile Marmaraereğlisi, Çorlu ve Saray ilçe merkezlerinde
olduğu görülmektedir. Okuma yazma oranı bu ilçe merkezlerinde
erkek nüfus için yaklaşık %98, kadın nüfus için %92’dir. Bu
ilçe merkezlerinden sonra Çerkezköy ilçe merkezi okuma yazma
oranının en yüksek olduğu yerleşim yeridir. Bu ilçe merkezinde
okuma yazma oranı %94 iken, diğer ilçe merkezlerinde %88’in
üzerindedir.
Köylerde okuma yazma oranı erkek nüfus için %96, kadın nüfus
için %88’dir.
En az ortaokul mezunu olanların oranı il merkezinde erkek
nüfusta %43, kadın nüfusta %28, ilçe merkezlerinde sırasıyla
%47 ve %31 düzeyinde iken, köylerde bu oran erkek nüfus için
%22 ve kadın nüfus için %11’dir.
Medeni durumu evli olan nüfus tüm yerleşim yerlerinde en fazla
paya sahiptir. İl merkezinde evli olan nüfusun oranı %64, ilçe
merkezlerinde %63 ve köylerde %65’tir. İl genelinde evli olan
kadınların oranının 35 yaşına kadar erkeklerden daha yüksek
olduğu, bu yaştan itibaren ise evli erkeklerin oranının daha
yüksek olduğu görülmektedir.
Medeni duruma göre cinsiyetler arasında en önemli farklılık
hiç evlenmemiş nüfusta görülmektedir. Hiç evlenmemiş
kadınların oranı il merkezi ve ilçe merkezlerinde %24 iken,
köylerde %22’dir. Erkeklerde bu oran ilçe merkezlerinde %38,
il merkezinde %35 ve köylerde %33 ‘tür.
Eşi ölmüş kadın nüfusun oranı eşi ölmüş erkek nüfusun
oranından tüm yerleşim yerlerinde daha yüksektir. İl genelinde
eşi ölmüş kadınların oranı %9, erkeklerin oranı ise %2’dir.
Boşanmış nüfusun oranı tüm yerleşim yerlerinde oldukça
düşüktür.
İl bazında uzun dönemde doğurganlık düzeyinde gerçekleşen
değişim, [çocuk-kadın oranına doğurgan çağdaki (15-49 yaş) her
1000 kadın için ‘‘0-4’’yaş grubundaki çocuk sayısı] göre
incelenmiştir. Tekirdağ ilinde doğurgan çağdaki kadın başına
düşen ortalama çocuk sayısı 1960 yılına kadar artış
gösterirken, bu yıldan sonra azalma göstermektedir. 1960
yılında doğurgan çağdaki her 1000 kadına 614 çocuk düşerken,
2000 yılında her 1000 kadına 270 çocuk düşmektedir. Kadın
başına düşen çocuk sayısı son 40 yıl içinde %56 oranında
azalma göstermiştir.
Doğurganlık düzeyindeki değişimin yorumlanmasında
kullanılabilecek bir başka gösterge de, doğurganlık döneminin
sonu olan ‘‘45-49’’yaştaki bir kadın için ortalama çocuk
sayısıdır. Bu gösterge de Tekirdağ ilinde doğurganlık
düzeyinin azaldığını göstermektedir. 1970 yılında ‘‘45-49’’
yaştaki kadınlar ortalama 5.7 çocuk dünyaya getirmiş iken,
2000 yılında aynı yaş grubundaki kadınlar ortalama 2.9 çocuk
dünyaya getirmişlerdir.
Nüfusun doğurganlık düzeyi incelendiğinde, doğurganlığın tüm
yerleşim yerlerinde hemen hemen aynı düzeyde olduğu
görülmektedir. İl merkezinde ‘‘15-49’’ yaş grubundaki bir
kadın 1.82 çocuk doğururken, ilçe merkezlerinde aynı yaş
grubundaki bir kadın 1.88 çocuk, köylerde ise 1.75 çocuk
doğurmaktadır. İl genelinde toplam doğurganlık hızı 1.83’tür.
Bebek Ölümlülüğü
Tekirdağ ilinin 1967 yılından günümüze kadar olan dönemde bebek
ölüm hızı ülke genelindeki yapıya benzer şekilde azalmaktadır.
1967 yılında 1000 canlı doğumdan yaklaşık 163'ü bir yaşını doldurmadan
ölürken, özellikle 1982 yılından sonra hızlı bir azalma görülmektedir.
Toplumun gelişmişlik
düzeyini yansıtan önemli göstergelerden biri bebek ölüm hızıdır.
Tekirdağ ilinde doğan her 1000 bebekten 39'u bir yaşını doldurmadan
ölmüştür. Bebek ölümlülüğü, hem cinsiyet hem de yerleşim yerine
göre farklılık göstermektedir. İl merkezinde erkek bebeklerde
ölüm hızı ‰40 , kız bebeklerde ‰39 iken, ilçe merkezlerinde
bu değerler sırasıyla ‰44 ve ‰34 'tür. Köylerde ise bebek ölüm
hızı erkek ve kız bebeklerde ‰38 olarak belirlenmiştir.
EKONOMİK NİTELİKLER
Tekirdağ ilinde 1980-2000 döneminde, çalışma çağındaki nüfus
olarak kabul edilen 12 ve daha yukarı yaştaki nüfus, toplam
nüfustan daha hızlı artmıştır. İş gücündeki nüfusun artış hızı
ise hem toplam nüfustan hem de 12 ve daha yukarı yaştaki
nüfustan daha düşüktür. Bu dönemde 12 ve daha yukarı yaştaki
nüfusun yıllık artış hızı ‰30.3 iken, işgücündeki nüfusun
yıllık artış hızı ‰24.5 olarak gerçekleşmiştir. Bu artış
hızları cinsiyete göre önemli bir farklılık göstermemektedir.
İşgücü
Tekirdağ ilinde işgücüne katılma oranı 1980-2000 döneminde
azalma eğilimi göstermiştir. Erkek nüfusun işgücüne katılma
oranı, kadın nüfusun işgücüne katılma oranından daha
yüksektir. İki cinsiyetin işgücüne katılma oranları arasındaki
fark son on yılda azalmıştır.
1980 yılında erkeklerin işgücüne katılma oranı %86.7 iken,
2000 yılında bu oran %78.2’ye düşmüştür. Aynı dönemde
kadınlarda işgücüne katılma oranı %52’den, %46.6’ya
düşmüştür.
Tekirdağ ilinde yaş gruplarına göre işgücüne katılma oranları,
erkek nüfus için kadın nüfustan yüksek olmak üzere ülkemizdeki
genel yapıya uygun bir durum göstermektedir. Tüm yaş
gruplarında erkek nüfusun işgücüne katılma oranı, kadın
nüfusun işgücüne katılma oranından daha yüksektir. İş gücüne
katılma oranında cinsiyetler arası farklılık tüm sayım
yıllarında hemen hemen aynı düzeyde görülmektedir. 2000
yılında, işgücüne katılma oranında ‘‘12-14’’ yaş grubunda
gerek erkeklerde gerekse kadınlarda önemli bir azalmanın
olması eğitime verilen önemin artmasıyla açıklanabilir."
1980-2000 döneminde, erkeklerin işgücüne katılma oranı
‘‘20-44’’ yaş grubunda genelde aynı düzeyde seyretmekte iken,
45 yaşından büyük erkeklerin işgücüne katılma oranında yaş
ilerledikçe düşme gerçekleşmiştir.
Kadınların 25 yaşından sonra işgücüne katılma oranının
azalması sonucu cinsiyetler arasında işgücüne katılma
oranındaki farklılık artmaktadır. Kadınların evlendikten veya
çocuk sahibi olduktan sonra işgücünden ayrılmaları bu durumun
nedenlerinden biri olarak görülebilir. Kadınların işgücüne
katılma oranı, 35 yaşından sonra tekrar artma eğilimi
gösterip, 60 yaşından sonra azalma eğilimine girmektedir. 2000
yılında kadınların tekrar işgücüne katılma yaşında yükselme
olmuştur.
Tekirdağ ilinde 12 ve daha yukarı yaştaki nüfus içinde
işgücüne katılma oranı %63 olup, cinsiyete göre önemli
farklılık göstermektedir. İş gücüne katılma oranı erkek nüfus
için %78, kadın nüfus için %47’dir.
Erkek nüfusun işgücüne katılma oranı köyde %88 iken, il
merkezinde %68, ilçe merkezlerinde %74’tür. Erkek nüfusta
Çerkezköy ilçe merkezinde işgücüne katılma oranı %79 ile en
yüksek, Şarköy ilçe merkezinde %59 ile en düşük düzeydedir.
İş gücüne katılma oranı kadın nüfus için yerleşim yerine göre
çok büyük farklılık göstermektedir. Köydeki her 100 kadından
85’i işgücünde iken, bu oran ilçe merkezlerinde %26, il
merkezinde ise %20’dir.
Nüfusun yaş ve cinsiyet yapısı, işgücüne katılma düzeyini
etkileyen faktörlerden biridir. Kadın ve erkek nüfusun
işgücüne katılma oranları, yaşlara göre farklı düzeylerde
gerçekleşmektedir.
Erkek nüfus, genç yaşlarda düşük düzeylerde işgücüne
katılmakta, ‘‘20-44’’ yaşları arasında en üst düzeyde
işgücündeki yerini korumakta ve yaş ilerledikçe işgücünden
ayrılmaktadır. Yerleşim yerlerine göre erkek nüfusun işgücüne
katılımı ‘‘20-44’’ yaşları arasında önemli farklılık
göstermemektedir. 45 yaşından sonra, il merkezinde ve ilçe
merkezlerinde erkek nüfusun işgücüne katılma oranları
azalmakta iken, köydeki erkek nüfus, 65 yaşına kadar genç
yaşlardaki gibi yüksek düzeydeki işgücüne katılımını
korumaktadır.
Şehirde yaşayan kadın nüfusun yaşa göre işgücüne katılma
oranı, tüm yaşlarda erkek nüfustan oldukça düşüktür. Köyde
yaşayan kadın nüfus ise tüm yaş gruplarında erkek nüfusa yakın
bir düzeyde işgücüne katılmaktadır. Kadın nüfus, yerleşim
yerlerine göre de farklı işgücüne katılım yapısı
göstermektedir. Hemen hemen tüm yaş gruplarında ilçe
merkezlerindeki kadın nüfusun işgücüne katılma oranı, il
merkezindeki kadın nüfusun işgücüne katılma oranından daha
yüksek düzeydedir. Köydeki kadın nüfus ise şehirdeki kadın
nüfustan oldukça yüksek oranda işgücüne katılmakta ve 65
yaşına kadar da yüksek düzeydeki işgücüne katılımını devam
ettirmektedir.
İstihdam
Tekirdağ ilinde istihdam edilenlerin sayısı 1980-2000
döneminde artmıştır. 1980-2000 döneminde istihdam edilen
nüfusun yıllık artış hızı ‰22.3’tür. İstihdam edilen nüfusun
yıllık artış hızı cinsiyete göre önemli bir farklılık
göstermemektedir. 1980-2000 döneminde istihdamın sektörel
yapısında bazı değişimler olmuştur. Bu dönemde, toplam
istihdam içinde en yüksek paya sahip olan tarım sektöründe
istihdam edilenlerin payı sürekli olarak azalmaktadır. Aynı
dönemde sanayi sektörünün payı sürekli olarak artarken, tarım
sektöründen sonra toplam istihdam içinde en yüksek paya sahip
olan hizmet sektörünün payı artış ve azalışlar göstermiştir.
İnşaat sektörünün payı ise son on yılda azalmıştır. Bu dönemde
istihdam edilen nüfus, sanayi sektöründe %308, inşaat
sektöründe %81.8, hizmet sektöründe %75.7 ve tarım sektöründe
%3.3 oranında artmıştır.
1980-2000 döneminde istihdam edilenlerin sektörsel dağılımı
cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Her iki cinsiyette de
sanayi sektörünün payında sürekli bir artış görülmektedir.
Buna karşılık, her iki cinsiyette de tarım sektöründe
çalışanların oranı sürekli olarak azalmıştır. 2000 yılında
istihdam edilen kadınlar %62.9 ile tarım sektöründe, istihdam
edilen erkekler %39 ile hizmet sektöründe yoğun olarak
çalışmaktadır.
1980-2000 döneminde istihdam edilenlerin yaptığı iş
incelendiğinde, her iki cinsiyette de tarımsal iş yapanların
oranında bir azalma görülmektedir. Buna karşılık diğer tüm
meslek gruplarında çalışanların oranları her iki cinsiyet için
de artmıştır. 1980 yılında tarımsal iş yapanların oranı %58.6
iken, 2000 yılında bu oran %38.9’a düşmüştür. Bu dönemde büyük
bir artışın olduğu idari personelin oranı ise 1980 yılında
%2.2’den 2000 yılında %4.6’ya yükselmiştir.
Tekirdağ ilinde 1980-2000 döneminde ücretli ve işveren olarak
çalışanların oranında sürekli bir artış görülmektedir. Bu
durum her iki cinsiyette de görülmesine karşın ücretli olarak
çalışan kadınların oranındaki artış erkeklere göre daha
fazladır. Ücretsiz aile işçisi olarak çalışanların oranında
her iki cinsiyette de azalma gözlenirken, kendi hesabına
çalışan kadın nüfus oranında artış, erkek nüfus oranında
azalma görülmektedir.
2000 yılında çalışanların %52.8’i ücretli, %26’sı ücretsiz
aile işçisi ve %19.1’i kendi hesabına çalışırken, %2.1’i
işveren olarak çalışmaktadır. Çalışanların işteki duruma göre
dağılımı cinsiyetler arasında önemli farklılıklar
göstermektedir. Kadınların %57.8’i ücretsiz aile işçisi olarak
çalışmakta iken, kendi hesabına çalışan erkeklerin oranı
kadınların oranından çok daha yüksektir.
İstihdam edilen nüfusun, işgücü nüfusu içindeki oranı erkek ve
kadın nüfus için %94 ‘tür.
İstihdam edilen nüfusun ekonomik faaliyete göre yapısı,
yerleşim yerine ve cinsiyete göre değişmektedir. İstihdamdaki
erkek nüfusun %39’u hizmet sektöründe çalışmaktadır. Bu oran
il merkezinde %64, ilçe merkezlerinde %50 ile köylerden daha
yüksek düzeye sahiptir. İl genelinde tarım sektöründe istihdam
edilen erkek nüfusun oranı %26 iken, köyde bu oran %54’e
yükselmektedir.
İstihdam edilen kadın nüfusun ekonomik faaliyete göre dağılımı
erkek nüfustan farklı bir yapı göstermektedir. İstihdamdaki
kadın nüfusun %63’ü tarım sektöründedir. Köyde istihdam edilen
kadın nüfusun %87’si tarımda çalışırken, şehirde istihdam
edilen kadın nüfusun çoğunluğu hizmet ve sanayi sektörlerinde
çalışmaktadır.
İstihdam edilen nüfusun %53’ü ücretli olarak çalışmaktadır. Bu
oran erkek nüfus için %62 iken, kadın nüfus için%35’tir.
İstihdam edilen kadın nüfusun %58’i, erkek nüfusun %9’u
ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır.
Kendi hesabına çalışan kadın nüfusun oranı %6 ile oldukça
düşük iken, çalışan erkek nüfusun %26’sı kendi hesabına
çalışmaktadır.
Genel Nüfus Sayımlarında 2000 yılına kadar farklı
işsizlik tanımları kullanıldığından bu bölümde sadece
2000 yılının sonuçları yorumlanmıştır.
2000 Genel Nüfus Sayımında uluslararası tanımlar esas alınarak
işsizlik bilgileri derlenmiştir. Buna göre Tekirdağ ilinde
işsizlik oranı %6.3’tür. Bu oran, işgücündeki her 100 kişiden
6’sının işsiz olduğunu göstermektedir.
Sayımdan önceki bir hafta içinde çalışmayan ve bir işle de
bağlantısı olmayanlardan, iş arayan ve son üç ayda iş bulmak
için bir girişimde bulunanların, toplam işgücü nüfusu içindeki
oranı, bir başka deyişle işsizlik oranı %6.3’tür. Bu oran
erkek nüfusta %6.2 iken, kadın nüfusta %6.5’tir.
İşsizlik oranı il merkezinde ilçe merkezlerinden daha
yüksektir. İl merkezinde %13.3 olan işsizlik oranı, ilçe
merkezlerinde %11.5’tir. Köylerde ise %0.8’dir.
İl merkezi ve ilçe merkezlerinde kadınların işsizlik oranı,
erkeklerin işsizlik oranından daha yüksek iken, köylerde
erkeklerin işsizlik oranı kadınlardan daha yüksektir. İl
merkezinde işsizlik oranı kadınlarda %22.3, erkeklerde %10.8
ve ilçe merkezlerinde kadınlarda %17.1, erkeklerde %9.8 iken,
köylerde bu oran kadınlarda %0.7,erkeklerde ise %0.9’dur.
İşsiz nüfusun büyük çoğunluğunu genç nüfus oluşturmaktadır.
İşsiz nüfusun %58 ‘i 30 yaşından küçüktür.
İşgücüne Dahil Olmayan Nüfus
1980-2000 döneminde, Tekirdağ ilinde işgücüne dahil olmayan
nüfusun, çalışabilir yaştaki nüfus içindeki oranı sürekli
artmaktadır. Bu dönemde, işgücüne dahil olmayan nüfusun yıllık
artış hızı ‰42.3’tür. Bu hız erkek nüfus için ‰53.7, kadın
nüfus için ise ‰37.9’dur.
2000 yılında işgücüne dahil olmayan nüfusun %69’unu kadın
nüfusu oluşturmaktadır. İş gücüne dahil olmayan kadın nüfusu
içinde en fazla paya sahip olan ev kadınlarının oranı
1980-2000 döneminde azalmasına rağmen, bu oran 2000 yılında da
%73.3 ile yüksek seviyesini korumaktadır.
İş gücüne dahil olmayan nüfus içinde emeklilerin oranında
1980-2000 döneminde her iki cinsiyette de artış görülmektedir.
Bu dönemde, emekli kadın nüfus oranındaki artış, emekli erkek
nüfus oranındaki artıştan daha yüksektir.
HANEHALKI VE KONUT NİTELİKLERİ
Tekirdağ
ilinde bulunan 159.569 hane halkının yaklaşık %65’i şehirde yaşamaktadır. İl
genelinde ortalama hane halkı büyüklüğü 3.8’dir. Hayrabolu ilçe merkezi
ortalama hane halkı büyüklüğü 4 ile en yüksek, Saray ilçe merkezi ortalama
hane halkı büyüklüğü 3.5 ile en düşük değere sahiptir.
İl
merkezinde yaşayan hane halklarının %95’i, ilçe merkezlerindeki hane
halklarının %92’si tuvaleti içinde bulunan konutlarda oturmakta iken,
köylerdeki hane halklarının %61’inin konutunun içinde tuvaleti bulunmaktadır.
İl merkezindeki hane halklarının %98’i, ilçe merkezlerindeki hane halklarının
%96’sı içinde borulu suyu bulunan konutlarda yaşarken, köylerdeki her yüz hane
halkından 14 ‘ünün konutunun içinde borulu su bulunmamaktadır.
İl
genelinde hane halklarının %68’i kendi evinde oturmaktadır. Oturduğu konuta
sahip olan hane halklarının oranı yerleşim yerlerine göre farklılık
göstermektedir. Kendi evinde oturan hane halklarının oranı il merkezinde %60,
ilçe merkezlerinde %61 iken, köylerde bu oran %83’e yükselmektedir. Kiracı
olan hane halklarının oranı da yerleşim yerlerine göre farklılık
göstermektedir. İl merkezinde kiracıların oranı %31 ile en yüksek düzeye sahip
iken, köylerde bu oran %11’dir.
Kaynak:Tekirdağ Valiliği
www.tekirdag.gov.tr
|
|
|
|
|